Çoçukların Mutlaka Okuması Gereken 5 Kitap

Zihnimizde çocuk kitabı olarak bilinen bazı kitaplar vardır. Çocukluk döneminde ya da ilk gençlik yıllarında okuduğumuz bu kitapları kaçırmışsak, yine aynı nedenle çocuk kitabı olduğu gerekçesi ile tekrar dönüp okuma gereği duymamışızdır. İşte her çocuğun kütüphanesinde olması gerek en uygun çocuk kitapları. 

1- KÜÇÜK PRENS

Küçük Prens (Fransızca özgün adı: Le Petit Prince), Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry tarafından yazılan ve 1943’te yayımlanan masal.

Yazarın uçağı bozulur ve Sahra Çölüne iniş yapmak zorunda kalır. Çölde Küçük Prens ile karşılaşır. Küçük Prens yazara yaşadığı yeri, yaşadığı maceraları anlatmaya başlar. O, B612 Asteroidinde tek başına yaşayan bir prenstir. Gezegeninde çok sevdiği güle özenle bakar. Gülüne nasıl daha faydalı olabileceğinin yollarını araştırmak istediği için diğer gezegenleri gezmek zorunda kalmıştır.

Kralın gezegeninde otorite tutkusunu, sanatçının gezegeninde kendini beğenmişliği, sarhoşun gezegeninde saplantıyı, işadamının gezegeninde amaçsız sahip olma tutkusunu, fenercinin gezegeninde öğrenmeden, değişmeden emir yerine getirmeyi coğrafyacının gezegeninde elitizmi görür. Hepsinden mutsuz ayrılır. Son gezegen ise dünyadır. Dünya, diğerlerinden farklı olarak büyük ve kalabalık bir gezegendir. insanların kendi değerlerinden daha çok giysileriyle anlam ve değer kazandıkları bir yerdir.

2- Küçük Kara Balık

Küçük Kara Balık, İranlı yazar Samed Behrengi’nin bir yapıtıdır. Masal türüdür.

Kitapları dünyanın birçok diline çevrilen, İran şahlık rejiminin muhalif yazarı Samed Behrengi’nin en ünlü iki kitabından biri olan Küçük Kara Balık, 12 Eylül Darbesi sürecinde Türkiye’de yasaklandığı gibi, halen İran’da da yasaklı kitaplar listesinde bulunmaktadır. Çocuklar için yazılan bir masal kitabı olmanın ötesinde, adalet, eşitlik, dogmayı sorgulama, direnebilme kavramları vurgulayan bir başyapıt sayılan eser; Türkiye’de Adana Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü tarafından M.Şekip Taşpınar yönetiminde 2008-2009 sezonunda sahnelenmiştir

3- Pal Sokağı Çocukları

Macar yazar Ferenç Molnar tarafından yazılan ve ilk baskısı 1906 yılında yayımlanan bir çocuk kitabıdır. Kum torbalarıyla yapılan savaş aralarında en küçükleri, en zayıfları olan Erno Nemecsek’in kendisini feda etmesiyle sonuçlanır. Daha önceden diğer çocuklar tarafından hain olarak adlandırılan ve adı büyük harf kullanmadan yazılan Nemeçek savaştan sonra zatürreden ölür.

4- Şeker Portakalı

Brezilyalı yazar José Mauro De Vasconcelos’un 1968 tarihli romanı. Yoksul bir ailenin oğlu olan Zeze, yaramazlıkları ile tüm mahalleye yaka silktiren bir çocuktur ve herkes onu “şeytanın vaftiz oğlu” olduğunu söyler. Zeze, yaramaz olmasının yanında hayal gücü geniş, okumayı tek başına sökecek kadar akıllı ve öğretmenini mutlu etmek için her gün ona bir çiçek götürecek kadar duygulu bir çocuktur. Çok küçük yaşta okula başlayan Zeze, okulda uslu ve çalışkan bir öğrenci olur; sokakta ise yaramazlıklarını sürdürür. Yalnızca ablası ve öğretmeni onun yaramazlıklarına anlayışla yaklaşır. Ailesi yeni bir mahalleye taşınmak zorunda kalınca mutsuz olan Zeze, yeni evlerinin bahçesindeki bir şeker portakalı fidanını arkadaş edinir. Minguinho adını verdiği (keyifli olduğu günler Xururuca dediği) şeker portakalı fidanı ile konuşmaktadır. Zeze, fidana gün boyu yaptıklarını ve hayallerini anlatır.

5- Dünyanın Merkezine Yolculuk

Dünyanın Merkezine Yolculuk veya Dünyanın Merkezine Seyahat (Orijinal adı: Voyage au centre de la Terre), Jules Verne tarafından yazılan klasikleşmiş 1864 bilimkurgu romanı.

Hamburg’un eski mahallesindeki küçük bir evde, genç ve çekingen Axel Lindenbrock, amcası jeolog ve madenbilimci Profesör Lindenbrock’la birlikte çalışmaktadır. Axel, bu sabırsız ve öfkeli profesörün yanında yaşayan güzel bir Estonyalı kız olan Grauben’e aşıktır. Bir gün profesör, eski bir el yazmasının içinde bir şifre bulur ve hayatları o andan itibaren altüst olur. Ama bu şifreyi çözemezler. Bir süre sonra Axel Lindenbrock şifreyi çözer. 16. yüzyılın ünlü İzlandalı bilgini Arne Saknussemm, bu şifrede, İzlanda’daki sönmüş yanardağ Sneffels’in kraterinden Dünya’nın merkezine indiğini açıklamaktadır.Profesör Lindenbrock, büyük bir heyecana kapılır ve yeğeni Axel ile birlikte İzlanda’ya gider. Sakin ve soğukkanlı rehberleri Hans Bjölk’ün eşliğinde, yanardağın gizemli derinliklerine inerler.Derken Axel mağralarda giderken hızlı gider ve kaybolur,Axel ölecek diye umutsuzluğa kapılır ve derken duvarlar ötesinden ses duyar,ses tekrar kaybolur yarım gün sonra yaralı olarak bulurlar,biraz iyileştikten sonra yerin altında sürprizler ile dolu bir yolculuk onları beklemektedir. Yolculukta başlarına bazı olaylar gelir. Yolda milyonlarca yıl öncesinde yaşamış canlılar ile karşılaşırlar. Yolculuğun sonunda başka bir yanardağdan, Stromboli’den çıkarlar. Sonra da Hamburg’a dönerler. Hans Bjelke, Hamburg’a kalabalık olduğu için alışamaz ve kendi ülkesine döner. Bir süre sonra da Axel ile Grauben evlenirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir